KOLTUK DÜŞKÜNLERİ
 

2002-2003

Oyun çok tutulmuştu.

Salon ful. Yanlarda iskemleler sabitlenmisti adeta.

Bakanlar, müsteşarlar her akşam oyunda.

Yeni bakanların üçünün birlikte geldiği temsiller olmuştu.

Zamanın maliye bakanı Kemal Unakıtan eşiyle birlikte üç defa seyretmişti.

Bakanlar gelince her gece yöneticilerde nöbette idi doğal olarak.

Ve bir müddet sonra %130 dolulukla oynayan oyun kalktı, daha doğrusu yavaşça dağıtıldık.

Bunu yapanları hep düşünmüşümdür; Babalarının kesesinden yapsalar bu prodiksiyonları, nasıl davranırlar.

Tutanı kaldır, tutmayanı inadına oynat.

El insaf...

Doya doya oynadım, kana kana içtim mutluluğu.

Bulgar Yönetmenin Viladlen’in müthiş rejisi.

Bulgaristan da reji yapan bir arkadaşımız önermiş yönetmeni, doğru da yapmış.

Roller yerinde, kimse kimseden üstün değil, herkes iyi...

Prova döneminde herşey iyi gidiyor...

Genel provada ki bir şey hariç.

Genel provanın oyunun aynisi olduğu konusunda herkez hemfikirdir.

Ancak 2. Genel prova başlıyor, kan ter içinde oyunuyoruz, bir antremi daha yapıyorum, repliğimi veriyorum karşılık yok.

Ciddi bir sessizlik...

Herkezin haberi varmış, bana duyurmamışlar.

O günlerde  yövmiye ile oynayan, sonradan Tiyatro kadrosyna giren bir arkadaşımız, özel tiyatrodaki oyununa gitmiş, idarece izin verilmiş, orada işi bitince biz genel provaya devam edecekmişiz.

Kokuşmanın ilk ekşimişeleri burunlara gelmeye başlamıştı...

Bu konu çok uzun ve tatsız.

Kostümü çıkarıp eve gittim ve sonra ilk oyuna geldim.

Herkez tadını çıkarıyor oyunun, keyif alıyor.

Coştuk. Oynadıkça oynuyoruz.

Hükümetler değişiyor, bakanlar değişyor..

Yeni hükümet; Daha ileride “Demokratik Açılım” diye attığı atılımların ilkini açıklıyor ;

“ACİL ÖNLEM PAKETİ” .

Kimse karşılığını bilmiyor. İçi dolmuyor.

Toplum bir birine soruyor.

Tam bu günlerde oynuyoruz.

Rejisör, Bulgaristan’daki uygulamayı yapmamızı isteyerek gitti buradan;

“Güncel ne varsa takip etmek ve gelebildiği kadarını sahneye çekebilmek”

İşte bu “ACİL ÖNLEM PAKETİ” çok işime yaradı.

Miraç, seksapel bir kadını oynuyor, ben zengin köylü.

İlk karşılaşmamız.

Önce bana uzatılan eli öpüp, başıma koyuyorum,

ardından üstüme üstüme gelen memelere bakıp,

şaşı gözlerle, seyirciye dönüm

“ACİL ÖNLEM PAKETİ BUNLAR OLMASIN ? “

Oyun çok tuttu, durmadan oynuyoruz, mutluyuz ama benim gücüm yetmiyor.

Takviyeyi buldum. Oyuna gelmeden balık ve bir büyük portakal suyu.

Arkadaşlar takviyenin farkında, uçan sahnelere ayak uyduruyoruz.

Taktiği bir çok arkadaş kullanıyor.

Oyun Bulgaristan Turnesi de yaptı. Benim ilk ve son yurt dışı turnem oldu.

Turnede giitiğimiz yerlerde ne bir afiş, ne bir pankart hiç bir şey göremedik ve tüm temsillerimizi adeta bos salonlara oynadık.

Bu turne sonunda belirttiğim konu ile ilgili ağır bir rapor yazdım.

Bu kadar masraf, emek ve başarılı bir çalışmanızı kitleye ulaştıramıyorsunuz.

Gönderen memnun da, giden memnun olmasa bari demiştim...

Son turnemmiş.

Yıldıral Akıncı ağabeyimizin emekli olma dönemine raslamıştı bu oyun.
   Yönetimi haberdar ettik, sessiliği aşamadık.
   Yıldıral ağabeyin emekli olduğu gün, selamı bölerek, o günü, o anı seyirci ile paylaştık.
   Oynadığı oyunları, başarılarını dile getirdik.
   Yıldıral Ağabey dakikalarca alkıslanarak ayrıldı sahneden.
   Zaten bu oyunda son oyunu imiş, bir müddet sonra vefat ettiğini duyduk o kadar.
   Işıklar içinde yatıyordur umarım...

Tüm hakları saklıdır. Levent Çelmen © 2009