İSTANBUL EFENDİSİ
 

1980-1981

İzmir’de oynuyorum.

Misafir sanatçıyım.

Tiyatro denizin dibinde.

Teknesi ile maaş almaya gelen sanatçılarla tanışıyorum.

Çok keyifli bir prova dönemi.

Unutulmayacak hocalar ağabeyler, simalar...

Çoğu ile birlikte ilk ve son oyunumuz.

Hey gidi Koca Devlet Tiyatroları...

O zamanlar maaşlar ayın birinde veriliyordu.

Tiyatro denizin kıyısında, öğleden sonra sular bahçedeki masalara sıçrardı.

Neyse...

Sabah prova arasında bir baktım, Tiyatronun önünde 6-7 metre boylarında kamaralı bir tekne demir atıyor.

Uzun saçlı bir ağabey denize balıklama atlıyor. Güzel bir yüzüş ile yanımızda.

Altında slip beyaz mayo, biraz çırpınıyor ve sularından az da olsa arınıyor.

Yukarı muhasebeye gidip maaşını alıyor.

Mayonun içinden çıkardığı naylona maaşını sarıp, sıkıca ağzı ile tutuyor.

Tekrar denize ve tekneye...

O zamanlar tekne benim için hayaldi...

İçimde bir tutku idi, tekne ile maaş almaya gelmek.

Olmadı. benim tekne sahibi olduğum senelerde, maaşlar bankalardan verilmeye başlamıştı,

sonra da matikler...

Bu yüzden para yüzü görmekmedik diyebiliriz.