MÜZİK
 

Tüm hakları saklıdır. Levent Çelmen © 2009

Müzik en büyük hobim.

Meşhur mandolin kursları ile başladım..

Amcamın meydan sazı ile devam ettim.

Annem ders çalışmıyorum diye kafamda kırınca, mızıka, melodika, akordeon ile devam ettim.

Tüm aileminde müziğe karşı yatkınlığı vardır.

Rahmetli babam çok güzel mızıka çalardı.

Günlerce müzik aleti satan mağazaların önünde durup vitrinleri seyrederdim.

İleride alabileceğim entrumanların hayalini kurardım.

Müziğe olan ilgimi bildiğim için Konervatuvarın müzik bölümüne girmek istedim ama ailem okuyamazsın diye karşı çıktı, imtahana bile giremedim.

Ilerleyen yıllarda bunun ne denli yanlış bir düşünce olduğunu,  hayatımı çok değistirecek bu eğitimi yapamamanın üzüntüsünü, eksikliğini ve burukluğunu yaşadım.

Yaz aylarında Erdek’te orkestralarla ufak ufak şarkılar söyledim.

Profesyonel olarak ilk defa sahneye 18 yaşımı doldurduğum akşam çıktım.

Yarı amatör yarı parfesyonel olarak müzikle iç içeydim artık.

Ankara’da kurduğumuz orkestra ile o zamanlar Atatürk Kapalı Salonundaki konserlerde sahne aldım.

Bir orkestramız vardı. hatta konserlerde rahmetli Cem Karaca’dan önce biz çıkardık sahneye.

Konservatuvar Tiyatro bölümüne girince, derslerime gelen şan hocam Rahmetli Cemil Sökmem, hemen Opera bölümüne geçmem gerektiğini daha bir çok şeyle birlikte söyledi ama....

Tiyatro bölümünde okurken, gece kulüplerinde, yaz aylarında tatil köylerinde orkestra solisti olarak çalıştım.

Konservatuvar son sınıfta iken Televizyonda Erşan Başbuğ’un hazırladığı bir program için Grup Lokomotif ile TRT de stüdyoya girdim. Uzun bir podboi kayıdı yaptık.

O zaman Televizyonun seslendirme stüdyoları şefi Çetin Bey tonmaysterliği ile perfore bantlara ayrı ayrı kanal kayıtları yaptık.

Günler sonra miksajı yapıldı.

Çok zahmetli ve günümüz koşulları düşünüldüğünde komik bir proje idi.

Okul bitince Gerek tiyatro, gerek sahne  ve gerekse  televizyon çalışmalarım da hep müzikle iç içe oldum.

İstanbul’da gece kulüplerinde çalıstım. Showlar yazdım, sahneye koydum, içinde görev aldım.

Polatlı Topçu Okuluna askerlik için gittim, bir hafta sonra Ordu Evine aldılar.

Bir sabah, eğitim alanındayım. Hava buz, donuyorum, nasıl bitecek bu askerlik? ...

Uzaktan bir jeep bize doğru geliyor. Durdu...Nedim Levent Çelmen İstanbul.

Öne çıktım...

Komutanın çağırmış. Mustafa Çingitaş(Tolga Han) ve beni götürüyorlar.

Tolga Han la ilk olarak jeep te tanıstık. Istanbul dayız, show alemindeyiz, tanısmamız Topçu Okuluna kısmetmiş.

Postalların çamurunu temizlettiler ve komutanın karşısına çıktık.

“ Sizin ne isiniz var eğitimde, niye gizleniyorsunuz ?”

Ben o günlerde popüler işler yapıyorum. Başta “TV ‘de 7 Gün” dergisi olmak üzere buraya geldiğimiz tüm magazin basınında yer almış.

Asker gibi, arkerlik yapayım demistim, kısmet değilmiş.

Orkestra kuracağım, korolar kuracağım, dans gurubu kuracağız  yılbaşı, alay gecesi...

Alayını organize edeceğiz.

Tabura duyuruldu “Eleman aranıyor” diye.

3 gün sonra tüm tabura soruluyor...

”Elektro gitar çalanlar öne çıksın” 2 kişi.

“Org çalanlar öne çıksın” 1 kişi.

Bateri çalanlar öne çıksın” 100 kişi.

“Korolar için, saz çalanlar öne çıksın” 100 kişi.

“Darbuka çalanlar öne çıksın” Bütün Tabur...

Elemekten öldük, tehditte alıyoruz seçelim diye ama adamın sesi karga.

İki defa elini vuramıyor, aksatıyor.. Sonunda ekipleri kurduk.

Halkmüziği Korosu ; Tüm Urfalılar.

Sanat Müziği Korosu : Tüm Bursalı ve İzmirliler.

Gerisi kolay.

Gerçekten çok disiplinli çalıstık ve şaşılacak bir show hazırladık.

Tabii bu arada sevgili Tolga Han, seçmelerden sonra yok oldu......

Topçu marşını rock formatı ile paşaların karşısında modern danslarla sahnelememiz çok begeni kazandı.

Terhis olduktan sonra yine davet ettiler, olmadı.

Ne zaman Polatlıdan geçsem, gözüm kayıp gider ordu evine, topçu atışı yaptığımız mevkiilere.

Askerlik bitince, yine birçok televizyon programı, diziler, müzikalller, operetler, show programları, yarışmalar, deniz programlarında müzik yaptım şarkı söyledim.

Büyük kızım Melis, Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatüvarı Keman Bölümünü bitirdi.

Amerika Boston’da Umass üniversitesinde masterını bitirdi.

Şu an Los Angeles ta yaşıyor.

Keman öğretmenliği yapıyor ve orkestralarda çalışıyor.

Amerikalı bir Aktör olan Dolph ile evli.

Dolfh ‘ünde müthis bir sesi var ve ayni zamanda dansçı.


Oğlun Onat iyi bir gitarcı.

Her ne kadar Klasik Gitar çalsın diye çaba gösterdi isek, döndü dolaştı rockçı oldu.

Orkestralar kural hep.. Kurdukları okul Orkestrası ile Liseleraraı Yaşırmalarda ödüller aldı.

Şu anda Bilkent Universitesine başladı. Müzikle ilgilenecek vakti bırakmadı eğitim sistemi.

Aletleri depoya kaldirmamıza izin vermiyor. Odasında onlarla berabr uyuyor sadece..


Kızım İdil Piyano dedi.

Dersler aldırdık ve çok güzel çalıyor.

Onun da piyanosunun kapağı kapalı. Sadece odasında duruyor